Ben Lefter’i dedemden ögrendim. Fenerbahçe’yi de Lefter sayesinde tanıdım. Sadece Rum oldugu için 1980’lere kadar Fenerbahçe kulübüne üye yapılmadigini bilmiyordum henüz o zamanlar. Bu ülkeden gitmesini isteyenlere inat, hep orada kaldi Lefter. Hep Fenerbahçeli ve iyi ki de Fenerbahçeli kaldi.
Böyle güzel insanlar yüzünden Fenerbahçe ezeli rakibidir Galatasaray’in. Yoksa resmi sitesinde, böyle bir koca tarihin ölümü haberinde seçtigi fotografta dahi kulüp baskaninin reklamini yapmaya çalisan bir kulüp olarak tanimak zorunda kalirdim onu. Stadinin insaatinda Fenerbahçe atkisi açtigi için bir isçiyi isten atan bir takim olarak tanimak zorunda kalacagimiz gibi Galatasaray’i.
Fenerbahçeli babam küçükken beni Izmir’de Metin Oktay’i görmeye götürmüstü. Lefter’i ise yillar sonra ben gidip adada gördüm.
Simdi biraz daha eksik bu taraf. Artik Lefter yok ve galiba o güzel stadyumlarda, o güzel malzemelerle oynanan bu oyun bir daha hiçbir zaman öyle temiz olmayacak.
O klasiklesmis sözle bitirmek gerekirse; “ver Lefter’e, yaz deftere!”
-
unionclub bunu beğendi
-
yedicucelerbideben bunu beğendi
-
glnddt bunu beğendi
-
gerekyokki bunu gönderdi